« Önceki |

2/11/2007

Rusya yeni füzesavar denemesi yaptı

Rus ordusu, çok sayıda füzesavar testini başarıyla gerçekleştirdiğini açıkladı. Rus Stratejik Füze Kuvvetleri Komutanlığı Sözcüsü Albay Alexander Vovk, füzesavar sistemlerinin temsili hedefleri başarıyla vurduğunu belirtti. Yarbay Vovk, testin; füzelerin taktik ve teknik özelliklerinin teyit edilmesi ve bu tür füzelerin kullanım periyodunun uzatılması amacını taşıdığını kaydetti. Rusya önceki gün, Kazakistan’dan Kamchatka yarımadasındaki hedeflere fırlatılan kıtalararası balistik füzelerini denemişti. Bu arada ABD’nin Doğu Avrupa’ya konuşlandırmak istediği füze kalkanı projesi nedeniyle Washington ve Moskova arasındaki gerginlik sürüyor. Öte yandan, Çek ve Amerikalı uzmanlar, Çek Cumhuriyeti’nde bir Amerikan radar üssü kurulmasına izin verecek füze savunma anlaşmasıyla ilgili olarak 3. tur müzakerelere başladı. Yetkililer, Prag’da dün başlayan ve Perşembe günü sona ereceği belirtilen müzakerelerin bu turunda, radar üssü projesinin yasal, mali ve çevresel etkilerinin ele alınacağını açıkladı. Görüşmelerde Amerikan heyetine ABD Dışişleri Bakanlığı Özel Temsilcisi Jackson Mc Donald, Çek heyetine Dışişleri Bakanlığı Stratejik Savunma Planlama Dairesi Başkanı Ivan Dvorak başkanlık ediyor.

2/11/2007

Paşalardan Erdoğan'a sert cevap

Paşalardan Erdoğan’a sert cevap:Biz, entel liboşlar gibi PKK destekçisi değiliz...

Biz, enteller ve liboşlar gibi PKK destekçisi değiliz
Başbakan Erdoğan’ın, yaptığı konuşmaya emekli generallerden sert tepki geldi


Eleştiri ve saldırıların temelinde doğrunun söylenmesinin yattığını belirten Emekli Tümgeneral Osman Özbek, “Emekli generaller yalan söylemiyor. Bilgisiz değiller. Hepsinden daha önemlisi bir yere bağlı değiller. Türk milletinin vicdanı olmaya çalışan emekli askerler, Cumhuriyetimizin çıkarları noktasında doğru bildiklerini kamuoyu ile paylaşıyor.” dedi. “Bunun ötesinde deneyimli olduğumuz için Türkiye’nin hatalı gördüğümüz noktalarını da Türk milleti ile paylaşıyoruz” diyen Özbek şöyle devam etti:
Hedef göstermek istiyor
“Demek ki bundan birileri rahatsız oluyor ve bizi hedef göstermek istiyor. Bu son derece yanlış bir tutum, esas sorun burada. Bazılarının yaptığı gibi, PKK’dan destek alanlar gibi,  Başbakanın uçağına  asla binmiyoruz” Emekli Tümgeneral Alaaddin Parmaksız ise, emekli generallerin asla Genelkurmay adına konuşmadıklarını ifade ederek şunları kaydetti: “Türkiye Cumhuriyeti’nin bir ferdi olarak elbette biz de doğru bildiklerimizi söylüyoruz. Biz bazı köşe sahipleri gibi köşelerinin onuruna sahip çıkmayanlar gibi davranmıyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin değişmez ilkeleri doğrultusunda bildiklerimizi söylüyoruz. Ancak bazılarının bundan sıkıntısı ya da asker fobisi olabilir. Bu ise bizleri ilgilendirmez. Emekli askerlerden rahatsız olanlara bunun nedeni sormak gerekiyor.” Parmaksız, “Biz enteller, liboşlar, PKK destekçileri gibi değiliz. Biz, duruşumuzu milletten alıyoruz” dedi.

2/11/2007

Türk Faust'unun yazarı 125 yaşında

Azerbaycan’da bu yıl, Türk Dünyası’nın büyük şiir ve dramaturgu, Göethe’nin eserinden sonra, Türk dilinde ikinci Faust sayılması gereken  “İblis”  oyununun yazarı Hüseyin Cavid’in(1882-1944) yüzyirmibeşinci doğum yıl dönümünü kutlanıyor. Cavid, ne yazık ki, yirminci yüzyılın başında İstanbul’da üniversiteyi bitirmesine, Fikret’in, Abdülhak Hamid’in etkisinde kalmasına; oyunlarında Osmanlı Ordusu’nun Birinci Dünya Savaşı’ndaki öyküsünü işlemesine, daha çok İstanbul lehçesiyle yazdığından zamanında suçlanmasına karşın Türkiye’de hemen hiç tanınmıyor.
Azerbaycan’da sosyalist rejim kurulduktan sonra büyük baskılarla karşılaşan Türk Dünyası’nın felsefe ve duygu evreninin bu büyük şairi, 1937’de tutuklanarak Sibirya’ya sürülmüştü. 1944’te mecburi çalışma kampı Gulag’da ölen şairin gizli mezarı onun eserlerinin hayranı, merhum Haydar Aliyev’in çabasıyla bulunmuş, kemikleri törenle Azerbaycan’a getirilerek Nahçıvan’da toprağa verilmişti. Haydar Aliyev, bağımsızlıktan sonra 1993 yılında şairin memleketi Nahçıvan’da onun için görkemli bir türbe yaptırttı.
 Cavid, bir düşünür, şair ve dramaturg olarak yirminci yüzyılın büyük sorunlarına inanç, maneviyat va yaşanan zamanın ruhu açısından cevap arayan, dünya çapında bir yazarımızdı. İnanç nedir? İslamiyet ve din bunlara nasıl karşılık veriyor. Türklüğün güç ve zaafları, çağdaş dünyanın dayattığı ahlaki çöküntü, insanın şeytanlaşması, şeytanın insanlaşması, milliyetçilik gibi konular onun yapıtlarında ana temalardır. İblis oyunu ise şairin yapıtını Türk dilinde bir Faust oyunu yapmıştır. Ancak İblis, Şeyh Senai, Peygamber, Azer gibi oyunlarıyla birlikte değerlendirildiğinde Cavid’i bir Türk Shakespeare’i ya da Göethe’si gibi değerlendirmek abartma olmaz. İblis’in konusu; Birinci Dünya Savaşı’nda Kanal Harekâtı’na katılan Osmanlı ordularının bozgunundan alınmıştır. Oyunun kahramanı Arif adlı subay, karşılaştığı Şeytan’ın ruhunu kendine satması amacıyla yaptığı kandırma girişimlerine oynadığı oyunlara karşı direnir. İyi ile kötünün Tanrı ile Şeytan’ın çatışması İblis’de Faustien anlamda ama Şark felsefesi ruhuyla işlenir. Türk subayları İblisin iğvasına karşı bütün güçleriyle direnmek çabasındadırlar, şeytan simgesi Batı emperyalizmi ya da metafizik anlamda çok anlamlı bir alegori olarak sergilenirken, yaklaşan kurtuluş savaşımızda savaş felaketini zafere dönüştürecek Türk zabitinin psikolojik dünyası sanki önceden heber verilmektedir.
Cavid’de o dönem Azeri şairlerinin tersine, Rus şiirinin değil Osmanlı-Türk edebiyatı ve onun aracılığıyla Fransız Alman edebiyatının etkilerine sık ve yoğun biçimde rastlanır: / Seyr edin işte kainatı bütün/ Devrilir her adımda bir azamet/ Dinlemez dünkü hadisatı bugün/ Patlıyor her dakika bir hikmet/ Her karanlıkta çırpınır bir nur/her hakikatte bir hayal uyur./
O bütün Türk halklarının dayanışmasını arzu eder ama Türkler kendi coğrafi milliyetçiliklerinin (bugün olduğu gibi) dışına çıkamazlar:
/Belki bir başka halkadır bu hitap/ Ne lazım canım sıkıntı azab?/ Balkan’da çarpışır kardeşin kızıl kanda/ 1917 yılında yayınlanan Kardeş kömeği(yardımı) şiirinde Türklüğün düştüğü durum şöyle anlatılır:
/Bir zamanlar şerefli Turan’ın/Kahraman bergüzide evladı/ Türkler’in anlı şanlı ecdadı/Memleketler zavallı milletler/hep boynu bükük, Türk’e yalvardı/ Sonra lakin bu merhamet/ bu aman işte Türk’e verdi ziyan/Merhamet kâr’ı merhametle değil/kahrü şiddetle kıldılar tenkil/işte bir levha, görmek istersen bak, gör/Ah, bir bakıp da görsen/O şehametli Türk’ün evladı/Şimdi toprak da yiyor feryadı/
Yirminci yüzyılda Türk Dünyası büyük şairler, yetenekli yazarlar yetiştirdi; Cavid, onların içinde çok parlak ve ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Büyük anısı, aziz ruhu önünde saygıyla eğiliyoruz...
/Görmedim asla dikensiz gül, zulmetsiz ışık/Her visali daima takip eder bir ayrılık/

Alıntırdır

İrfan ÜLKÜ
yenicag@yenicaggazetesi.com.tr

2/11/2007

Zana’ya suç duyurusu


Leyla Zana hakkında suç duyurusu yapıldı
Malatya Kerkük Kardeşlik Derneği Başkanı Veysel Şahin, Leyla Zana hakkında, 26 Ekim’de Diyarbakır’da yaptığı bir konuşma nedeniyle suç duyurusunda bulundu.

2/11/2007

Özbekistan ile Rusya arasında askeri işbirliği

Özbekistan’ın başkenti Taşkent’e giden Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov ve Özbekistan Savunma Bakanı Ruslan Mirzayev, iki ülke savunma bakanlıkları arasında, askeri, teknik, silah, cephaneve askeri araç temini, bilgi ve teknoloji değişimi, personel ve staj eğitimi ve ortak askeri tatbikatların düzenlenmesiyle ilgili 2008 yılı askeri işbirliği planını onayladı. Serdyukov, Özbekistan Savunma Bakanı Ruslan Mirzayev ile yaptığı görüşmede, Rusya ve Özbekistan arasında etkin askeri işbirliği olduğunu ifade ederek, iki ülke genelkurmay başkanlarının görüşmesi, Özbekistan Savunma Bakanı Ruslan Mirzayev’in Rusya’ya yaptığı ziyaret ve iki ülke silahlı kuvvetlerinin, Ortak Savunma Anlaşması Örgütü’nün (ODKB) “Sınır-2007” ve Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerin “Barış-2007” ortak askeri tatbikatlarında yer almasının bunun açık bir örneği olduğunu kaydetti.